24 Ağustos 2026 Piyasa Günlüğü
Piyasalarda Geçen Haftanın Özeti
ABD ve İran arasındaki 60 günlük geçici anlaşma süresi doldu.
ABD ile İran arasında Haziran ayında imzalanan mutabakat zaptı kapsamındaki 60 günlük geçici anlaşma süresi sona erdi. ABD Başkanı Trump anlaşmanın uzatılmayacağını yinelerken, Tahran yönetiminden savunmadan ziyade taarruz odaklı bir güvenlik politikasına geçileceği yönünde açıklamalar geldi. Buna cevaben Trump sosyal medya hesabından İran’a kapsamlı yaptırımlar ve ekonomik izolasyon uygulanacağını, İran ile ticari ilişkilerini sürdüren ülkelerin de ciddi yaptırımlarla karşılaşacağını vurguladı.
Diplomatik kanalların tıkanması ve Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer güvenliğine ilişkin arz kaygıları Brent petrol fiyatlarını 93 USD/varil seviyesinin üzerine taşıdı. Enerji fiyatlarındaki artış enflasyonist endişeleri diri tutsa da, ABD Hazine Bakanlığı’nın uzun vadeli tahvil geri alımlarındaki likidite desteğini iki katına çıkaracağını duyurması uzun vadeli tahvil getirilerini 20 yılın en yüksek seviyesinden geriletti. Dolar endeksindeki gevşeme ve tahvil faizlerindeki düşüşün altının fırsat maliyetini azaltmasıyla ons altın fiyatı Perşembe kapanışında haftalık bazda %3,2 primlenerek 4.518 USD seviyesine yükseldi ve Haziran başından bu yana en yüksek değerine ulaştı.
Fed tutanaklarında jeopolitik enflasyon riskleri öne çıktı.
Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) 28-29 Temmuz tarihli toplantı tutanakları, enflasyon görünümüne ilişkin yukarı yönlü risklerin Fed’in gündeminde kalmaya devam ettiğini gösterdi. Tutanaklarda çoğu üye, Orta Doğu’da tırmanan jeopolitik gerilimin enerji fiyatları kanalıyla enflasyon görünümünü belirsizleştirdiğini ve riskleri yukarı yönlü beslediğini vurguladı. Üyelerin bir kısmı enflasyonun hedefe yakınsamaması durumunda para politikasında ilave sıkılaştırmanın gerekebileceğini belirtti. Vadeli işlem piyasalarında ise Aralık ayına kadar bir faiz artırımı fiyatlanmıyor.
Tutanaklarda dikkat çeken bir diğer unsur, yapay zekâ sektöründeki yüksek değerlemelere yönelik olası hayal kırıklıklarının hisse senedi piyasalarında sert bir düzeltmeye yol açabileceği ve bunun da servet etkisi kanalıyla tüketici harcamalarını baskılayabileceği yönündeki değerlendirme oldu.
ABD konut verileri sektördeki zayıf seyre işaret ediyor.
ABD’de Temmuz ayına ilişkin açıklanan konut sektörü verileri, yüksek mortgage faizlerinin sektör üzerindeki sınırlayıcı etkisini teyit etti. Ülkede yeni konut başlangıçları 1,2 milyon adet ile beklentilerin altında kalırken, bekleyen konut satışları da aylık %0,3’lük artış beklentisine karşılık %2,3 düşüş kaydederek sektördeki ivme kaybına işaret etti.
Konut sektöründeki zayıf seyre karşın sanayi tarafında toparlanma sinyalleri izlendi. ABD sanayi üretimi Temmuz’da aylık %0,2 (yıllık %1,1) ile sınırlı bir artış gösterirken, bölgesel imalat verileri güçlü bir toparlanmaya işaret etti. Ağustos ayı Philadelphia Fed imalat endeksi 25,0 düzeyindeki beklentinin belirgin üzerinde 47,4 seviyesine çıkarak Nisan 2021 sonrası zirvesine yükseldi. Aynı dönemde istihdam alt endeksinin Nisan 2022’den bu yana en yüksek seviyeye ulaşması, imalat sektöründe iş gücü talebinin canlı kaldığını gösterdi.
Çin’de ekonomik aktivite yavaşladı.
Çin’de Temmuz ayı verileri, ekonomik aktivitenin yılın ikinci yarısına ivme kaybıyla başladığına işaret etti. Sanayi üretimi yıllık %4,5, perakende satışlar ise %0,6 artışla piyasa beklentilerinin altında kalırken, konut fiyatlarındaki düşüş eğilimi yıllık %3,2 ile devam etti. Zayıf seyreden makro verilere ve gayrimenkul sektöründeki süregelen baskıya karşın PBoC, gösterge faiz oranlarını piyasa beklentilerine paralel olarak değiştirmedi. Banka, 1 yıllık kredi referans faizini (LPR) %3,00, mortgage kredileri için gösterge niteliğindeki 5 yıllık faiz oranını ise %3,50 seviyesinde sabit bıraktı.
Japonya ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde yıllıklandırılmış bazda %2,0 düzeyindeki piyasa beklentisinin altında kalarak %1,1 büyüdü. Net ihracatın büyümeye 0,5 puanlık pozitif katkısına karşılık; zayıf iç talep, gerileyen sermaye yatırımları ve özel tüketimin yatay seyretmesi büyümeyi baskılayan unsurlar oldu. Buna karşın ülkede TÜFE Temmuz’da ivme kazanarak yıllık %1,9’a, BoJ’un yakından takip ettiği taze gıda hariç çekirdek TÜFE ise %1,8’e yükseldi. Zayıf yen ve Orta Doğu geriliminin ithalat maliyetlerine yansıması ülkede fiyat baskılarını artırırken, Ağustos ayı öncü imalat PMI (55,1) ve hizmet PMI (52,3) verilerindeki güçlü seyir BoJ’un yılın son çeyreğine ilişkin faiz artırım ihtimalini destekledi.
Almanya’da yatırımcı güveni iyileşiyor…
Almanya’da Ağustos ayına ilişkin ZEW ekonomik güven endeksi, mevcut durum bileşenindeki toparlanmanın da katkısıyla 34,2 seviyesine yükselerek 30,0 düzeyindeki piyasa beklentisini aştı. Süregelen jeopolitik risklere karşın yatırımcı güveninin güçlendiğine işaret eden endeks, Şubat ayından bu yana en yüksek seviyesini kaydetti. Sektörel bazda iyileşmenin genele yayıldığı görülürken, özellikle son dönemde baskı altında olan otomotiv sektörüne ilişkin alt endeksin eksi bölgede kalmasına rağmen toparlanma sergilemesi dikkat çekti.
Ülkede Haziran’da %0,3 gerileyen üretici fiyatları ise Temmuz’da enerji ve ara malı maliyetlerindeki yükselişin etkisiyle aylık %1,1 ile beklentilerin belirgin üzerinde arttı. Üretici fiyatlarındaki yıllık artış %3,0 ile Nisan 2023’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Bu durum, ECB’nin para politikasında yeniden gevşemeye geçiş alanını daraltırken, enerji ve girdi maliyetleri kaynaklı ilave faiz artırım risklerini ve stagflasyon ikilemini yeniden gündeme getiriyor.
Merkezi yönetim bütçe açığı 16 katına çıktı.
Yurt içinde Temmuz ayında merkezi yönetim bütçe harcamaları yıllık bazda %60, bütçe gelirleri ise %29 oranında yükseldi. Böylece, merkezi yönetim bütçe açığı yıllık bazda yaklaşık 16 katına çıkarak 378,1 milyar TL düzeyine ulaşırken, faiz dışı bütçe dengesi de 51,3 milyar TL açık verdi.
Konut fiyatları Temmuz'da reel olarak %5,1 geriledi.
TCMB verilerine göre Konut Fiyat Endeksi (KFE), Temmuz ayında aylık %1,5, yıllık nominal %25,0 arttı. Yıllık TÜFE enflasyonu karşısında KFE reel olarak %5,1 gerileyerek fiyat artışlarının enflasyonun altında kalma eğilimini sürdürdü. Bölgesel bazda incelendiğinde aylık nominal fiyat artışları İstanbul’da (%2,7) ve Ankara’da (%2,2) ülke ortalamasının üzerinde gerçekleşirken, İzmir’de konut fiyatları aylık bazda %0,5 oranında geriledi.
Mevsimsel etkilerden arındırılmış TCMB verilerine göre, kapasite kullanım oranı Ağustos'ta bir önceki aya göre 0,3 puan azalarak %73,5 seviyesinde gerçekleşirken. reel kesim güven endeksi aylık bazda 1,2 puan artarak 102,4 oldu.
Finansal piyasalar…
ABD ve İran arasındaki 60 günlük geçici mutabakatın uzatılmamasıyla Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklerin tırmandığı ve Fed tutanaklarında enflasyon risklerinin öne çıktığı haftada küresel risk iştahının genel olarak zayıfladığı görüldü. Perşembe kapanışları itibarıyla MSCI Dünya ve GOÜ endeksleri haftalık bazda sırasıyla %1,6 ve %0,1 geriledi. ABD hisse senedi piyasalarında ise Fed’in temkinli duruşu ve teknoloji hisselerindeki değerleme kaygılarının baskısıyla S&P 500 %1,9, Nasdaq %2,5 ve Dow Jones %1,8 düşüş kaydetti. Yurt içinde BIST-100 endeksi küresel piyasalardan pozitif ayrışarak Perşembe kapanışı itibarıyla önceki hafta kapanışına kıyasla %1,6 yükseldi. Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi CDS ise aynı dönemde 2 baz puan artışla 222 baz puan seviyesinde seyretti.
Gelecek haftanın gündemi…
Önümüzdeki hafta küresel piyasaların odağında 27-29 Ağustos’ta düzenlenecek Jackson Hole Sempozyumu ve Fed Başkanı’nın para politikasına dair vereceği mesajlar yer alıyor. ABD tarafında ayrıca 2. çeyrek büyüme verisinin revizyonu ve Temmuz ayı Çekirdek PCE verisi izlenecek. Yurt içinde ise hanehalkı ve reel sektörün enflasyon beklentileri ile sektörel güven endeksleri açıklanacak.
Kaynak: Türkiye İş Bankası
Önceki Gün
Ağustos
17








