3 Ağustos 2026 Piyasa Günlüğü
Piyasalarda Geçen Haftanın Özeti
Fed politika faizini değiştirmedi.
Fed, faiz oranlarını beklentiler paralelinde %3,50 - %3,75 aralığında tutarken, 9 üyenin faizleri sabit bırakma yönünde oy verdiği toplantıda 3 üyenin 25 baz puanlık faiz artışını desteklediği görüldü. Toplantının ardından yayımlanan notta yüksek seyreden belirsizliklere rağmen ekonomik aktivitenin güçlü kaldığı ve işgücü piyasasında büyük ölçüde istikrarlı bir görünümün izlendiği ifade edildi. Fed Başkanı Warsh toplantı sonrası yaptığı açıklamalarda sözlü yönlendirme yapmayacağı taahhüdü doğrultusunda ilerleyen döneme ilişkin net bir sinyal vermedi. Bununla birlikte enflasyonu kontrol altına alma konusunda kararlı olduklarını ve enflasyon yüksek seviyelerde kalırsa faiz artırımının çözümün bir parçası olabileceğini ifade etti.
Kararın ardından uzun vadeli ABD Hazine tahvili getirilerinde hızlı bir yükseliş kaydedildi. 30 yıl vadeli ABD Hazine tahvili faizi %5,209 ile Perşembe günü kapanışta 2007'den bu yana yeni en yüksek seviyesine ulaştı. Piyasa fiyatlamaları Fed'in yıl sonuna kadar en az bir faiz artırımı yapacağı yönünde bir beklentiyi yansıtmaya devam ederken, doların gelişmiş ülke para birimleri karşısındaki değerini ölçen DXY endeksi bu haftayı düşüşle kapatmaya hazırlanmakla birlikte 100 seviyesinin üzerinde seyrediyor.
BoE ve BoJ da faiz oranlarında değişiklik yapmadı.
İngiltere Merkez Bankası (BoE), politika faizini beklentilere paralel olarak %3,75 seviyesinde sabit tuttu. Karar, 3 üyenin faiz artırımı yönündeki muhalefetine karşı 6 üyenin oyuyla alındı.
Japonya Merkez Bankası (BoJ) da politika faizini beklentiler paralelinde değiştirmeyerek %1,0 düzeyinde bıraktı. 9 üyenin 1’inin 25 baz puanlık faiz artırımı yönünde oy kullandığı toplantının ardından yayımlanan notta, çekirdek enflasyonun ikinci mali yarıyıl olan Eylül 2026 - Mart 2027 döneminde %2 seviyesindeki hedefi aşabileceği uyarısı yapıldı.
Bu hafta ABD’de yoğun bir veri gündemi takip edildi.
ABD’de ikinci çeyreğe ilişkin GSYH büyümesi yıllıklandırılmış verilere göre %1,5 olarak açıklandı. Piyasa beklentisi %2,1 düzeyindeydi. İlgili dönemde dış ticaret açığındaki genişleme büyümede aşağı yönlü etki yaratırken, tüketim harcamalarındaki artıştaki hızlanmanın büyümeyi desteklediği görüldü.
Kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi, Haziran ayında hızlı gerileyen petrol fiyatlarının da etkisiyle beklentilere paralel olarak aylık bazda %0,1 geriledi. Nisan 2020’den bu yana kaydedilen en düşük aylık artışa işaret eden veriyle birlikte yıllık PCE enflasyonu %4,1'den %3,7'ye indi. Çekirdek PCE ise bu dönemde aylık bazda %0,1 (önceki: %0,3), yıllık bazda %3,3 (önceki: %3,4) artış kaydetti. Temmuz ayı enflasyonuna ilişkin beklentiler ise Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin yeniden tırmanmasıyla yukarı yönlü baskı altında kalıyor.
ABD’de Temmuz ayına ilişkin tüketici güven endeksi 90,8 puan ile 92,3 olan beklentinin ve bir önceki ayki seviyesinin (92,2) altında açıklandı. İşgücü piyasasına ilişkin değerlendirmelerdeki bozulma endeksi aşağı yönlü etkilerken, Orta Doğu’daki gelişmelerin enerji fiyatlarında neden olduğu artışın da hanehalkının ekonomiye güvenini olumsuz yönde etkilediği görüldü.
Euro Alanı ikinci çeyrekte olumlu bir büyüme performansı sergiledi.
Euro Alanı ekonomisi öncü verilere göre ikinci çeyrekte çeyreklik bazda %0,4 büyüyerek 2025’in ilk çeyreğinden bu yana en güçlü performansını kaydetti (beklenti: %0,2). Orta Doğu’daki çatışmalar kaynaklı olumsuz etkilere rağmen yatırımlar ve kamu harcamalarındaki artışın da desteğiyle dirençli bir görünüm sunan Bölge ekonomisinin yıllık bazda kaydettiği büyüme de %1,0 oldu. Bu dönemde Almanya’daki yıllık büyüme güçlü ihracat performansının da desteğiyle %0,9 ile beklentilerin (%0,6) belirgin şekilde üzerinde gerçekleşirken, Fransa ekonomisi %0,7, İtalya ekonomisi %1,0, İspanya ekonomisi de %2,7 büyüme kaydetti.
Euro Alanı’nda Temmuz ayına ilişkin aylık TÜFE enflasyonu öncü verilere göre %0,2 düzeyinde (önceki: -%0,1) açıklandı. Beklentilere paralel gerçekleşen veriyle birlikte tüketici fiyatlarındaki yıllık artış bu dönemde %2,9 (önceki: %2,8) oldu.
Çin’de Temmuz ayı PMI verileri olumsuz bir tablo çizdi.
Çin’de bu sabah açıklanan resmi PMI verileri ekonomik aktivitenin Temmuz’da öngörülenden hızlı güç kaybettiği sinyalini verdi. İmalat sanayi PMI iç siparişlerdeki düşüşün de etkisiyle aylık bazda 1,1 puan gerileyerek 49,2 oldu ve Şubat ayından bu yana ilk kez 50 eşik değerinin altında gerçekleşti. Temmuz’da hizmetler PMI da aylık bazda 1,2 puan düşüşle 49,0 puana indi. Böylece imalat ve imalat dışı sektörlerin birlikte değerlendirildiği bileşik PMI verisi 49,3 ile Aralık 2022’den bu yana en düşük düzeyinde gerçekleşti.
Haziran’da yurt içinde işsizlik oranı %7,6 düzeyine geriledi.
Haziran ayında mevsimsellikten arındırılmış işsizlik oranı aylık bazda 0,5 puan gerileyerek serinin açıklanmaya başladığı Ocak 2005’ten bu yana en düşük seviyesi olan %7,6 düzeyinde kaydedildi. Geniş tanımlı işsizlik oranı ise aynı dönemde aylık bazda 2 puan gerilemekle birlikte %28,8 seviyesiyle son 10 yıl ortalamasının (Ocak 2016 - Haziran 2026 ort.: %22,9) üzerindeki seyrini sürdürdü.
Ekonomik güven endeksi iyimserlik sınırının hemen altında…
Temmuz ayında sektörel güven endeksi hizmet sektöründe aylık bazda %1,4 artarak 112,0 olurken, inşaat sektöründe %0,6 artarak 83,5 oldu. Perakende ticaret sektörü güven endeksi ise bu dönemde %1,6 düşerek 111 seviyesinde gerçekleşti. Hizmet, inşaat ve perakende sektörü güven endekslerinde yılın ilk yarısında kaydedilen ortalama seviyeler sırasıyla 111,7, 83,1 ve 113,1 olmuştu. Tüketici güveni, reel kesim ve sektörel güven endekslerinden oluşan ekonomik güven endeksi de Temmuz’da aylık bazda %0,9 artarak 99,8 düzeyinde gerçekleşti.
İkinci çeyrekte ülkemizden çıkış yapan ziyaretçi sayısı yıllık bazda %5,1 geriledi.
Turizm gelirleri ikinci çeyrekte yıllık bazda %2,6 azalarak 15,9 milyar USD oldu. Aynı dönemde ülkemizden çıkış yapan ziyaretçi sayısı %5,1 düşerken, kişi başı ortalama harcama %2,5 artış gösterdi. Turizm gideri ise geçen yılın aynı çeyreğine göre %7,4 artarak 3,0 milyar USD oldu.
Finansal piyasalar…
Hafta başında artan ateşkes ihtimali ve Trump’ın olumlu açıklamalarıyla 82,5 USD seviyelerine kadar gerileyen Brent türü petrolün varil fiyatı; izleyen günlerde bölgede devam eden askeri operasyonlar ve tedarik zinciri güvenliğine ilişkin risklerin sürmesi ile Perşembe gün içerisinde 93,3 USD seviyesine kadar yükseldi. Petrol fiyatları Cuma günü itibarıyla haftayı 90 USD civarında tamamlamaya hazırlanıyor. Teknoloji hisselerinde oynaklığın yüksek olduğu ve Fed kararının yanı sıra şirketlerin bilanço açıklamaları ile piyasalarda dalgalı bir seyrin izlendiği haftada MSCI gelişmekte olan ülkeler borsa endeksi Perşembe günü kapanışı itibarıyla Cuma gününe kıyasla %4,0 düşüş kaydetti.
Yurt içinde BIST-100 endeksi de bu hafta Perşembe kapanışı itibarıyla Cuma gününe kıyasla %5’e yakın geriledi. 2 yıllık gösterge tahvilin faiz oranı %42,12 ile Haziran ortasından bu yana en yüksek seviyesinden Perşembe gününü tamamladı. Türkiye’nin CDS primi bu hafta 5 baz puan düşüşle 239 seviyesinde kaydedildi.
Gelecek hafta…
Önümüzdeki hafta piyasaların gündeminde ABD tarım dışı istihdamı ile PMI verileri öne çıkacak. Yurt içinde de Pazartesi günü Temmuz ayına ilişkin enflasyon verileri yakından takip edilecek.
Kaynak: Türkiye İş Bankası
Önceki Gün
Temmuz
27








