18 Mayıs 2026 Piyasa Günlüğü
Piyasalarda Geçen Haftanın Özeti
TCMB yılın ikinci Enflasyon Raporu’nu yayımladı.
TCMB yılın ikinci Enflasyon Raporu’nda, jeopolitik belirsizlikler ve küresel görünüm kaynaklı izlenen yüksek oynaklıklar nedeniyle tahmin aralığı iletişimine ara vererek baz senaryo altında oluşturduğu nokta tahminlerini paylaştı. Bu çerçevede, 2026, 2027 ve 2028 yılları için sırasıyla %16, %9 ve %8 düzeyindeki ara hedeflerini %24, %15 ve %9 seviyelerine yükselten TCMB, 2026 yılsonu için enflasyon tahmini ise %26 olarak ara hedeften farklı bir düzeyde açıkladı. Raporda enflasyon görünümü üzerindeki yukarı yönlü risklere dikkat çekilirken, 2026 yılı için yıllık ortalama petrol fiyatı varsayımı 60,9 USD’den 89,4 USD’ye yükseltildi. Gıda fiyatları yıllık enflasyon tahmini de %19’dan %26,3’e güncellendi. Başkan Karahan’ın sıkı duruşun korunacağı ve gerektiğinde kullanılmak üzere tüm seçeneklerin masada olduğu yönündeki mesajları da enflasyonla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği yönündeki beklentileri destekledi.
Piyasanın yılsonu enflasyon beklentisi %28,94’e yükseldi.
TCMB’nin bugün yayımladığı Piyasa Katılımcıları Anketi, enflasyon beklentilerinin genelinde izlenen bozulmanın art arda dördüncü ayına ulaştığını gösterdi. Bu yılsonuna ilişkin enflasyon beklentisi Mayıs’ta bir önceki aya göre 1,41 puan artışla %28,94 seviyesine, 2027 yılsonu enflasyon beklentisi de 0,94 puan artışla %21,07 düzeyine yükseldi. Katılımcıların Mayıs ayı aylık enflasyon beklentisinin ise %1,89 seviyesinde şekillendiği görüldü. Geçtiğimiz yılın Mayıs ayında aylık TÜFE enflasyonu %1,53 düzeyindeydi. Piyasanın USD/TL beklentisi de cari yılsonu için 51,57’ye, 12 ay sonrası için 54,69’a çıktı. Ankette piyasa katılımcıları cari açık beklentilerini de yukarı yönlü güncelledi. Piyasa cari açığın bu yılsonunda 47,8 milyar USD olacağını tahmin ediyor. Büyüme beklentileri 2026 için %3,5’den %3,3’e gerilerken, katılımcıların geneline bakıldığında TCMB’nin önümüzdeki iki toplantıda (11 Haziran ve 23 Temmuz) politika faizini sabit bırakacağı, kalan 3 toplantının ardından yılsonunda ise politika faizinin %34’e kadar gerileyebileceği beklentisinin hâkim olduğu görülüyor.
Mart’ta cari açık 9,7 milyar USD oldu.
Yurt içinde Mart ayında cari işlemler hesabı 9,7 milyar USD açık vererek Ocak 2023’ten bu yana en yüksek seviyesinde gerçekleşti. Bu dönemde ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığının yıllık bazda yaklaşık iki katına çıkarak 9,5 milyar USD’ye yükselmesi, cari açıktaki genişlemede belirleyici oldu. Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabının da 3,9 milyar USD açık vermesi, çekirdek dengede de zayıf seyrin sürdüğüne işaret etti. Böylece yılın ilk çeyreğinde cari açık 23,7 milyar USD düzeyinde gerçekleşirken, 12 aylık kümülatif cari açık Mart itibarıyla 39,7 milyar USD seviyesine yükseldi.
Merkezi yönetim bütçesi Nisan’da 338,7 milyar TL açık verdi.
Nisan ayında merkezi yönetim bütçe gelirleri geçen yılın aynı ayına kıyasla %23,9 ile enflasyon oranının altında bir yükselişle 1,2 trilyon TL’ye ulaşırken, bütçe harcamaları yıllık bazda %34,7 artış kaydederek 1,5 trilyon TL oldu. Böylece, merkezi yönetim bütçe açığı Nisan ayında 338,7 milyar TL düzeyinde gerçekleşti. Yılın ilk üç ayında fazla veren faiz dışı bütçe dengesi ise Nisan’da 81,1 milyar TL açık verdi. Böylece, yılın ilk dört ayında 758,8 milyar TL düzeyinde gerçekleşen bütçe açığının geçen yılın aynı dönemine göre %14,3 azaldığı, geçtiğimiz senenin aynı döneminde 160,9 milyar TL açık veren faiz dışı bütçe dengesinin ise 374,9 milyar TL fazla verdiği görüldü.
Ticaret satış hacim endeksi Mart’ta aylık bazda yükseldi.
Mevsimsellikten arındırılmış verilere göre Mart ayında ticaret satış hacmi aylık bazda %1,9 artarak son 6 ayın en güçlü aylık yükselişini kaydetti. Bu dönemde toptan ticaret hacmi %2,4, perakende satış hacmi ise %2,6 artarken, motorlu kara taşıtları ticareti ve onarımı %2,9’luk düşüş toplam endeksteki yükselişi sınırlandırdı. Mevsimsellikten arındırılmış verilerle bir önceki çeyreğe göre değişimlere bakıldığında toptan ticaret hacminin ilk çeyrek itibarıyla %1,1 (2025Ç4’teki değişim: - %1,9), perakende satış hacminin ise %5,4 arttığı (2025-Ç4’teki değişim: %4,3) izlendi. Bu dönemde toplam ticaret endeksinde ise %1,8’lik artış (2025-Ç4’teki değişim: -%0,1) kaydedildi.
Ateşkes sürecine ilişkin gelişmeler ve Trump-Xi görüşmesi yakından takip edildi.
Hafta başından bu yana ABD-İran hattında diplomasi kanalı açık kalmakla birlikte gerilimin yüksek seyrettiği gözlendi. Trump’ın İran’ın ateşkes ve anlaşma koşullarına yönelik önerisini reddetmesi kalıcı uzlaşı beklentilerini zayıflatırken, hafta ortasında müzakerelerde ilerleme sağlandığına yönelik açıklamaların yapılması diplomasi ihtimalinin tamamen ortadan kalkmadığını gösterdi. Buna karşın Perşembe günü Trump’ın İran’a karşı sabrının azaldığını ifade etmesi ateşkesin hâlen kırılgan olduğuna işaret etti.
Uzun süredir beklenen Trump-Xi görüşmesinden olumlu mesajlar alındı. İki liderin Hürmüz Boğazı’nın açık kalması ve İran'ın nükleer silaha sahip olmaması gerektiği konularında mutabık kaldığı izlenirken, önümüzdeki dönemde Çin’in ABD’den daha fazla petrol satın alması kararlaştırıldı.
ABD’de enflasyonist baskılar güçleniyor.
Kevin Warsh’un Senato’da Fed başkanlığının onaylandığı haftada ABD’de Nisan ayına ilişkin açıklanan enflasyon verileri enflasyon görünümünde belirgin bir bozulmaya işaret etti. Nisan’da TÜFE beklentilere paralel şekilde aylık %0,6 artarken, yıllık enflasyon %3,8 ile Mayıs 2023’ten bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Enerji fiyatlarındaki hızlı yükseliş manşet enflasyondaki ivmelenmede etkili olurken, çekirdek TÜFE’nin de yıllık %2,8 artış ile son 7 ayın en hızlı artışını kaydetmesi fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıların yalnızca enerji kaynaklı olmadığını gösterdi. Üretici fiyatları tarafında ise tablo daha belirgin bir bozulmaya işaret etti. Manşet ÜFE aylık %1,4 ve yıllık %6,0 ile beklentilerin oldukça üzerinde gerçekleşirken, çekirdek ÜFE’nin %1 ile Mart 2022’den bu yana en hızlı artışını kaydettiği görüldü. Enflasyon verilerinin ardından son olarak Aralık 2025’te faiz indirimi gerçekleştiren Fed’in yılın kalanında para politikasında gevşeme adımı atabilme ihtimali daha da azaldı.
Euro Alanı’nda büyüme ve sanayi üretimi verileri takip edildi.
Euro Alanı’nda sanayi üretimi Mart’ta aylık bazda %0,2 artarak %0,3 seviyesindeki piyasa beklentisinin hafif altında kaldı. Yıllık bazda ise sanayi üretimindeki düşüş-%2,1 ile -%1,7 seviyesindeki beklentiden hızlı gerçekleşti.
Bölgede ilk çeyreğe ilişkin GSYH büyümesi, ilk okumaya paralel olarak çeyreklik bazda %0,1 ile son 3 çeyreğin en düşük seviyesinde kaydedildi. Yıllık büyüme de %0,8 (2025-Ç4: %1,3) ile önceki tahmine ve piyasa beklentilerine paralel düzeyde açıklandı. Aynı dönemde istihdamın da çeyreklik bazda %0,1 artması, işgücü piyasasında sınırlı ancak pozitif görünümün korunduğuna işaret etti.
Finansal piyasalar…
Jeopolitik risklerin yüksek seyretmeye devam ettiği haftada Perşembe kapanışları itibarıyla Brent türü ham petrolün varil fiyatı %4,4 artışla 105,7 USD’ye ulaştı. ABD dolarının gelişmiş ülke para birimlerine karşı değerini ölçen DXY endeksi haftalık bazda %0,9 artarak Perşembe kapanışı itibarıyla 98,9 olurken, altının ons fiyatı Perşembe gününü haftalık bazda %1,4 düşüşle 4.649 USD’den tamamladı. MSCI dünya ve gelişmekte olan ülke borsa endeksleri sırasıyla %1,0 ve %0,3 artış kaydetti. BIST-100 endeksi ise aynı dönemde %2,8 geriledi. Türkiye’nin 5 yıllık CDS risk primi 6 baz puan artışla 237 seviyesine yükseldi.
Gelecek haftanın gündemi…
Gelecek hafta Orta Doğu’daki görüşmelere ilişkin gelişmeler ve Fed toplantısının tutanakları küresel piyasaların odağında yer alacak. Veri gündeminde yurt içinde güven endeksleri, küresel tarafta ise ABD ve Euro Alanı’nda Mayıs ayına ilişkin öncü PMI verileri öne çıkıyor.
Kaynak: Türkiye İş Bankası
Önceki Gün
Mayıs
11








