9 Mart 2026 Piyasa Günlüğü

Piyasalarda Geçen Haftanın Özeti

Bu hafta İsrail ve ABD ile İran arasında devam eden savaşın etkileri takip edildi. Hürmüz Boğazı’nda geçişlerin aksaması ve bölgedeki enerji tesislerini hedef alan saldırılar petrol ve doğal gaz fiyatlarında hızlı yükselişlere neden oldu. Hafta içinde önemli bir veri akışı takip edildi. ABD’de Şubat ayına ilişkin imalat PMI verileri olumlu bir görünüm sunarken, jeopolitik gelişmelere paralel olarak Fed’in 2026’da iki defa faiz indirimine gidebileceğine yönelik beklentilerin zayıfladığı gözlendi. Bugün açıklanan Şubat ayına ilişkin tarım dışı istihdam verisi ise beklentilerin oldukça altında kaldı. Euro Alanı’nda yıllık tüketici enflasyonu Şubat’ta %1,9 ile ECB’nin %2’lik hedefinin altındaki seyrini sürdürdü. Yurt içinde ise büyüme, enflasyon ve PMI verileri öne çıktı. Türkiye ekonomisi 2025 yılında %3,6 büyürken, Şubat’ta TÜFE artışı aylık bazda %2,96, yıllık bazda %31,53 oldu. Şubat ayında İSO Türkiye İmalat PMI da son 22 ayın en yüksek seviyesinde gerçekleşti. Önümüzdeki hafta jeopolitik gelişmeler, TCMB’nin Para Politikası Kurulu toplantısı ve ödemeler dengesi istatistikleri takip edilecek.

İsrail ve ABD ile İran arasındaki gelişmeler yakından takip edildi.
İsrail ve ABD ile İran arasında Şubat ayındaki ABD-İran nükleer müzakerelerine paralel şekilde devam eden gerilim, geçtiğimiz hafta sonu sıcak çatışmaya dönüştü. Küresel petrol arzı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı üzerinden geçişlerde kısıtlama yapılabileceğine ve bölgede bazı petrol tankerlerinin hedef alındığına ilişkin haber akışı küresel enerji arzına ilişkin endişeleri artırdı. Gelişmelerin ardından büyük petrol şirketleri bölgeden sevkiyatları geçici olarak askıya aldıklarını duyurdu. Buna karşılık ABD Başkanı Trump, ABD’nin petrol tankerlerinin ve ticari gemilerin boğazdan güvenli geçişini sağlamak amacıyla sigorta garantileri ve askeri refakat sağlayacağını açıkladı.

ABD’de tarım dışı istihdam beklentilerin altında kaldı.
ABD’de geçtiğimiz ay 52,6 ile Ağustos 2022’den bu yana en yüksek seviyesinde kaydedilen ISM imalat PMI, Şubat’ta aylık bazda sınırlı gerilemesine rağmen 52,4 ile beklentilerin üzerinde ve üst üste ikinci ay genişleme bölgesinde gerçekleşti. Aynı dönemde ISM hizmetler PMI da 56,1 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Özel sektör istihdamı Şubat ayında 63 bin artarak Kasım 2025’ten bu yana en güçlü istihdam artışına işaret ederken, tarım dışı istihdam 59 bin kişilik artış beklentisine karşılık 92 bin kişi azaldı. Bu dönemde işsizlik oranı da %4,4’e yükseldi.

Fed tarafından yayımlanan Mart ayına ilişkin Bej Kitap raporunda, son haftalarda ABD’de ekonomik faaliyet ve fiyatların ılımlı bir artış eğilimi sergilediği, istihdam göstergelerinin ise genel olarak istikrarlı seyrini koruduğu ifade edildi. Bununla birlikte, ABD ile İran arasındaki gerilimin enerji fiyatları üzerinden yaratabileceği şokların kısa vadede hem enflasyon hem de büyüme görünümü açısından risk oluşturabileceği yönündeki değerlendirmelerin etkisiyle, piyasalarda Fed’in bu yıl iki kez 25 baz puanlık faiz indirimi yapabileceğine ilişkin beklentiler zayıfladı.

Euro Alanı’nda yıllık TÜFE enflasyonu %1,9 oldu.
Euro Alanı’nda öncü verilere göre TÜFE enflasyonu Şubat’ta aylık bazda %0,7 yükselirken, yıllık bazda %1,9 ile piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti. Bununla birlikte yıllık enflasyon üst üste ikinci ayında da ECB’nin %2’lik enflasyon hedefinin altında seyretti. Bölgede üretici fiyat endeksi aylık bazda %0,7 artarken, yıllık bazda ise %2,1 geriledi. Bölgede işsizlik oranı Ocak’ta %6,1 ile beklentilerin hafif altında gerçekleşirken, Şubat ayı nihai hizmetler PMI 51,9 seviyesinde gerçekleşti.

Çin’de Şubat ayına ilişkin PMI verileri karışık bir görünüm sundu.
Çin’de özel sektördeki orta ve küçük ölçekli işletmelere odaklanan imalat PMI 52,1 ile sektörde genişlemenin hızlandığına işaret etti. Büyük ölçekli işletmeleri ve kamu teşebbüslerini de değerlendirmeye dahil eden resmi NBS imalat PMI ise 49,0 düzeyinde gerçekleşerek eşik değerin ve beklentinin altında gerçekleşti. Veriler karışık bir görünüm sunarken, Çin hükümeti 2026 yılı için GSYH büyüme hedefinin %4,5-%5 aralığında belirlendiğini duyurdu.

AB tarafından “Made in EU” politikasının çerçevesi açıklandı.
Avrupa Birliği'nin (AB), imalat sektöründe rekabet gücünü ve üretim kapasitesini artırmak, stratejik sektörlerde karbon salınımını azaltmak amacıyla oluşturduğu “AB Ürünü - Made in EU” politikasının çerçevesi ve bu kapsamda hazırlanan Sanayi Hızlandırma Yasası’nın (Industrial Accelerator Act) taslağı, Avrupa Komisyonu tarafından 4 Mart tarihinde yayımlandı. Söz konusu taslakta, AB ile Gümrük Birliği (GB) anlaşması olan ülkelerin ürettiği ürünlerin de Birlik menşeli olarak kabul edileceği ifadesi yer aldı. Ticaret Bakanı Bolat konuyla ilgili açıklamasında, AB menşei şartının GB çerçevesinde ilke olarak ülkemizi de kapsamasını sağlayan bir yasal zeminin teyit edilmesinin önemine dikkat çekti.

Türkiye ekonomisi 2025 yılında %3,6 büyüdü.
Türkiye ekonomisi 2025 yılının son çeyreğinde zincirlenmiş hacim endeksine göre bir önceki yılın aynı dönemine göre %3,4 ile piyasa beklentilerine yakın büyüdü. Bu dönemde tüketim ve yatırım harcamaları büyümeyi desteklerken, net ihracat büyümeyi 1,4 puan sınırlandırdı. Böylece, Türkiye ekonomisi 2025 yılı genelinde %3,6 ile Orta Vadeli Program’da öngörülen %3,3 seviyesinin üzerinde bir büyüme performansı sergiledi. 2025 yılında cari fiyatlarla GSYH büyüklüğü USD bazında 1,6 trilyon USD’ye yükselirken, kişi başına düşen GSYH de 18.040 USD seviyesine çıktı.

Yurt içinde TÜFE Şubat’ta yıllık bazda %31,53 seviyesinde gerçekleşti.
Yurt içinde TÜFE Şubat’ta aylık bazda %2,96 oranında yükselerek piyasa beklentileriyle uyumlu bir görünüm sundu. Bu gelişmede, %6,9 ile Şubat 2024’ten bu yana en yüksek aylık artışını kaydeden gıda ve alkolsüz içecekler grubu önemli rol oynadı. Yıllık TÜFE enflasyonunun %31,53 seviyesine yükselmesiyle Haziran 2024’te başlayan dezenflasyon süreci 2025’in Eylül ayından sonra ikinci kez sekteye uğradı. Mevsim etkilerinden arındırılmış TÜFE’deki aylık artış da Şubat’ta %2,76 ile son 13 ayın en yüksek seviyesinde gerçekleşti. Bu dönemde Yİ-ÜFE de aylık %2,43, yıllık %27,56 arttı.

İSO Türkiye İmalat Sanayi PMI Şubat’ta 49,3 düzeyine yükseldi.
İstanbul Sanayi Odası tarafından yayımlanan Türkiye İmalat Sanayi PMI Şubat’ta 49,3 ile Nisan 2024’ten bu yana en yüksek düzeyinde gerçekleşti. Söz konusu veri, imalat sanayii faaliyetlerinde Temmuz 2023’te başlayan daralmanın sürdüğüne ancak faaliyetlerde kısmen de olsa bir toparlanma yaşandığına işaret etti. Bu dönemde talepteki iyileşme sinyalleri paralelinde yeni siparişlerdeki düşüş yaklaşık son iki yılın en ılımlı düzeyinde kaydedilirken, girdi maliyetleri ve nihai ürün fiyatları yükseldi. Sektörel PMI verilerine bakıldığında ise üretim ve yeni siparişlerin arttığı sektör sayısı Ocak ayına göre azalsa da istihdam tarafında daha olumlu bir görünüm izlendi. PMI kapsamında değerlendirilen 10 sektörden 2’sinde (elektrikli ve elektronik ürünler ile gıda) faaliyet artışı sinyali görülürken, 8 sektörde PMI eşik değerin altında kaldı.

Finansal piyasalar…
Mart ayının ilk haftasında jeopolitik gelişmeler piyasaların seyrinde etkili oldu. Çatışmaların başlamasıyla birlikte hisse senedi piyasalarında satış baskısı görülürken, küresel enerji arzına ilişkin riskler ve bu durumun küresel ölçekte enflasyonist etkiler oluşturabileceğine dair beklentiler, başta altın olmak üzere güvenli liman varlıklarında sert fiyat hareketlerine neden oldu. Altın fiyatları Perşembe günü kapanışı itibarıyla Cuma’ya göre %3,8 gerileyerek 5.077 USD/ons seviyesinde gerçekleşirken, DXY endeksi ise %1,8 yükseldi. Brent petrolün varil fiyatı, bu dönemde %17,8 yükselerek 85 USD seviyesinin üzerine yükseldi. Öte yandan OPEC+, 1 Mart tarihli toplantısının ardından Nisan ayından itibaren günlük petrol üretimini 206 bin varil artırma kararı aldığını açıkladı. Ayrıca, tedarik zinciri kaynaklı risklerindeki artış paralelinde alüminyum ile gübre fiyatlarında yükselişler kaydedildi. BIST-100 endeksi küresel piyasalardaki gelişmeler paralelinde haftalık bazda %4,7 düşüşle 13.079 düzeyine geriledi. Türkiye’nin 5 yıllık CDS risk primi 3 baz puan yükselerek 238 puan oldu.

Gelecek haftanın gündemi…
Önümüzdeki hafta jeopolitik gelişmelerin seyri yakından takip edilmeye devam edilecek. Aynı zamanda önde gelen ekonomilerdeki enflasyon verileri ve ABD’de dış ticaret ile PCE verileri yakından izlenecek. Yurt içinde TCMB’nin yılın ikinci para politikası toplantısı gündemde ön plana çıkarken, ödemeler dengesi istatistikleri ve TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi’nin sonuçları da açıklanacak.
 
Önceki Gün
Mart
2
 
Sonraki Gün
Mayıs
11