Enflasyon Karşısında Değer Kaybeden Tek ürün: Fındık
Güzel ülkemizin güçlü ve istikrarlı ihracat kalemlerinden biri olan aynı zamanda her dönemde bölge halkımızın da en önemli geçim kaynaklarından biri olmuş fındık ürünümüz ile ilgili son dönemde yaşananlar kamuoyunun malumudur. Fiyat dalgalanmaları, spekülatif açıklamalar, ilgili kişi ve kurumların gereken sorumluluğu üstlenmemeleri gibi sayılabilecek çok çeşitli nedenlerle ülkemizin ana üreticisi olduğu bu değerli ürünün geldiği nokta tabiri caiz ise utanç vericidir.Enflasyonist ortamda her girdinin maliyeti katlanarak artmaktayken son dönemde fındık fiyatının artış göstermek bir yana piyasa koşullarına aykırı olarak hatta sadece piyasa koşullarına değil akla ve mantığa da aykırı şekilde değer kaybettiğini gözlemlemekteyiz. Oysa ki sadece son 1 yılda ihracattan kazandırdığına oranlasak fındığın kilosu şu an bulunduğu seviyenin en az üç kat üzerinde olmalıdır. Buradaki olağan dışı dengesiz durumu dikkatle incelemek elzemdir.
Özellikle spekülatif açıklamalar kısmı üzerinde durmak isterim. Önceki yıllarda fındık üzerine spekülatif açıklamalarla ilgili eleştiri getirdiğimizde çoğunlukla acemice, tutarsız, sahadaki gerçekle örtüşmeyen rekolte açıklamalarından bahsederdik ama özellikle içinde bulunduğumuz dönemde savaşmamız gereken spekülatif hareketlerin çeşidi artarken fındık fiyatı da her geçen gün daha dibe doğru hareket etti.
Dünyada alanında tekel olmuş bir üretici firmanın gücünü ve etkisini kullanarak Şili fındığını öne çıkarma çabası son dönemde oynanan art niyetli oyunlara güzel örneklerden biridir. Bölgemizdeki ürüne kalite anlamında alternatif olmaktan çok uzak olan bu ürün tam tersi şekilde lanse edilmekte adeta gizli bir el tarafından büyük bir alternatif olarak her mecrada pazarlanmaktadır. Burada amaç ürünümüzü değersiz gösterip olabilecek en ucuz fiyatlama ile el değiştirmesini sağlamaktır.
Spekülasyonlar ne söylerse söylesin ürün bizim ürünümüzdür, değer bizim değerimizdir. Sahip çıkmak hem bireyler olarak bizlerin hem de ülkemizin değerlerine değer katmaya gayret eden tüm kurumların boynunun borcudur.
Önce devletimiz başta ilgili bakanlıklar, TMO, Rekabet Kurumu gibi kurumları olmak üzere ilgili tüm kurumları ve organlarıyla bu spekülatif oyunlara dur diyecek stratejileri geliştirmeli, bu stratejiler çerçevesinde fiyatlama politikasına gidilmelidir. Sonra her birimiz bireyler olarak 7’den 77’ye üzerimize düşenin gerekirse fazlasını yapmalı ve belirlenen stratejiler doğrultusunda konunun tüm paydaşları olarak ortak hareket edebilme bilincini geliştirmeliyiz. Zira düşmanımızda bu birlik beraberlik duygusu varken ve organize bir şekilde ürünümüz değersizleştirilirken “bizim ayrılığımızda hakikaten azap vardır.”
Fındığın kaderiyle oynamak bölge halkının kaderiyle oynamaktır. Buna müsaade etmeyiz, etmeyeceğiz. Kamuoyunun bilgisine saygılarımla arz ederim.
17.04.2026 / 23:09:43
TAYFUN KARATAŞ
Fatsa Ticaret ve Sanayi Odası
Yönetim Kurulu Başkanı








