Darboğazdan Çıkışın Anahtarı İş Dünyasındadır

Son yıllarda tüm dünyayı etkisine alan olumsuz ekonomik görünüm, çoğu ülkede sadece kısmi olumsuzluklara neden olurken ülkemizde maalesef önce ekonomik darboğaza sonra da hep birlikte mücadele ettiğimiz bir ekonomik krize dönüştü. Bu ekonomik krizle “trajikomik” diyebileceğimiz bazı yaklaşımlarla mücadele etmeye çalıştıkça da içinde bulunduğumuz zor durum iyice içinden çıkılması olanaksız bir hal aldı.

Örneklemek gerekirse, bariz hatalardan biri Kur Korumalı Mevduat sistemi. Bu sisteminin hazineye verdiği zarar sonucu Merkez Bankamız önceki dönemde zarar açıklayarak tarih boyunca zarar açıklayan 8. Merkez Bankası oldu. Tarihe geçecek seviyedeki bu durum gerçekten ulaşması zor ve acı bir sonuç. 818 milyar dolarlık bu zararın telafisi çok zor.

Bir başka yanlış örneği faiz sebep enflasyon sonuç yaklaşımı. Dünya üzerinde minimum standartlarda bir ekonomik yönetim ilkesi benimsemiş tüm ülkelerin faiz artırımına gittiği bir dönemde faiz oranlarını düşürdük ve hem bilinen, kanıtlanmış tüm ekonomik teorilerin dışında kalarak farklı bir sonuç alınamayacağını acı bir şekilde tecrübe ettik hem de sürecin sonunda dizginleyemediğimiz enflasyonla savaşmak için faizleri yeninden hızla arttırmak zorunda kalıp yatırım ortamının neredeyse durma noktasına gelmesine seyirci kaldık. Bu örneğimiz de maalesef hem acı veren hem de ağlanacak halimize gülümsetecek cinsten.

Bu tür vahim hataların yarattığı kriz ortamından çıkış için akla gelen ilk çözüm de maalesef vatandaşın ve iş dünyasının üzerindeki vergi yükünü ve vergi çeşitliliğini arttırmak oldu.

Gelir ve kurumlar vergisi oranlarından dolaylı vergilere kadar pek çok başlıkta yapılan değişiklikler hem vatandaşa hem de iş dünyasına artık taşımakta çok zorlandığı bir yük yükledi. Sadece iş dünyasının üzerinde yakın dönemde iyice artan vergi yükü, miktarları ve çeşitlilikleri artan cezalar ve yeni vergi çeşitleri nedeniyle bozulan ekonomik ortamda artan faizlerle birlikte finansmana erişimin de zorlaşması ülkede yatırım yapmaya çalışarak, üreterek değer katmaya çalışan kesimi deyim yerindeyse tutunacak hiçbir dal bulamadığı bir çaresizlikle baş başa bıraktı.

Verilere bakınca makro ölçekte sınırlı bir ekonomik büyümeye şahit olsak da bir önceki çeyreğe kıyasla daralma yaşadığımızı, üretim, yatırım, istihdam ve ihracata bu daralmanın yansıması halinde sınırlı büyümenin de duracağını öngörebiliyoruz.

Bu zor zamanlardan çıkışın anahtarı tam da bu nedenle yine Türk iş dünyasındadır. Çıkış, üreterek, ihraç ederek büyümektedir. Bu nedenle omuzlarımızdaki vergi yükünü hafifletecek tedbirler düşünülmeli, üretim maliyetlerimizi daha da aşağı çekecek tedbirler için devletimizin yetkilileri başta olmak üzere piyasanın tüm aktörleri elini taşın altına koymalıdır. Sanayicimizden KOBİ’mize kadar tüm paydaşların başlangıçta güçlü bir finansman desteği ile ayakta kalmaları sağlanmalıdır.

Kamu ve özel sektör olarak el birliği ile bu yükü omuzlamalıyız. İş dünyası olarak bizler geçmişte olduğu gibi bugün de yarın da zaten yüklenebileceğimizin fazlasını da yüklenerek mücadele etmeye, ülkemizi kalkındırmak adına var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Bu mücadelede yalnız olmadığımızı bilmek, devletimizin desteğini en yakından hissetmek gücümüze güç katacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

07.12.2024 / 10:37:11
TAYFUN KARATAŞ
Fatsa Ticaret ve Sanayi Odası
Yönetim Kurulu Başkanı