Bankalar Şimdi Değilse Ne Zaman İşe Yarayacak?

Yakın zamanlarda üyelerimizin ve genel olarak iş dünyasının tamamının finansmana erişimi ile ilgili devam eden sıkıntılara yönelik yaptığımız açıklamalar kamuoyunun malumudur. Fakat ne yazık ki bu konuda zerre kadar yol alınmış değil. Biz de bir kez daha ısrarla gözlerin farklı gündemlerden çekilip asıl odak noktası olması gereken yere yani ekonomiye dönmesi için çabalıyoruz. Çünkü bizce ülkenin şu an sadece ilk gündemi değil, ikinci, üçüncü ve diğer gündemleri de ekonomi olmalıdır.

Uygulanan dezenflasyon programı enflasyonda kayda değer bir düşüş sağlamadığı gibi, küçük ve orta ölçekli işletmecileri farklı, daha büyük ölçekte faaliyet gösteren sanayicileri farklı açılardan mağdur ediyor ve omuzlarındaki yükü, üzerlerindeki baskıyı arttırıyor.

Bunların üzerine bölgemize özel ekonominin en temel göstergelerinden birini oluşturan fındık ürünümüzdeki güncel fiyatlandırma yaklaşımı eklenince ekonomik darboğaz tüm kesimler için katlanarak artırıyor. Sadece 2 yıl öncesine yönelik rastgele bir ürünle kıyaslama yapacak olsak bile fındığın geçen zamanda değer kazanmak yerine değer kaybettiğini, fiyatı artmayan, artmayı bırakın düşen tek ürün olduğunu, salatalık kadar değer görmediğini üzülerek ifade edebiliriz. Bu da haliyle bölgesel anlamda da ekonomik darboğazın artışındaki önemli faktörlerden birine dönüşüyor. Bankaların bu darboğazdaki tutumları da mevcut sorunların üzerine tuz biber ekiyor.

Günümüz koşullarında ölçeği fark etmeksizin her işletme artık bankalarla entegre durumda. Bunun böyle olması da normal. Fakat başta kamu bankaları olmak üzere tüm bankalar finansmana erişim konusu gündeme geldiğinde tabiri caizse kulaklarının üstüne yatmaktalar. Son dönemde üyelerimizden sürekli olarak aldığımız şikayetler de bankaların bu yaklaşımları üzerine. Herhangi bir finansman talebinde bütün olanaklar adeta "kredi kullandırmamak" üzerine bankalar tarafından seferber ediliyor.

Onlarca yeni icat edilmiş saçma prosedürü başarıyla geçip krediye erişebilene uygulanan oranlara ise en kibar haliyle “fırsatçılık” diyebiliyoruz. Kredi tahsisi esnasında çıkarılan ilave ücret kalemleri, o an uydurulduğu izlenimi veren ekstra maliyetler, komisyonlar krediye ihtiyaç duyanı memleket için çalıştığına, istihdama katkı verdiğine pişman olacak hale getiriyor.
Keza POS kullanımında uygulanan oran ve masraflar da sürdürülebilir olmayı bırakın kâra ortak olmak seviyelerinde. Ürün / hizmetinden %5 ile %10 arası kâr alarak ayakta kalmaya çalışan esnaf bunun %4’ünü bankalara pos komisyonu olarak ödeyince içinde olduğu açmaz sadece katlanarak büyümüş oluyor.

Bu gidişat tehlikelidir. Kamuoyunda BCH olarak bilinen rotatif kredilerdeki kapama dönemi istatistiklerine baktığımızda esnafın, iş dünyasının önemli argümanlarından biri olan BCH kredilerinin ödemelerinde zorlandıklarını üzülerek görüyoruz. Çünkü maliyetler gerçek dışı, çünkü bu gerçek dışı maliyetler ödenemeyerek biriktikçe bir çarpan etkisiyle hızla büyüyecek ve ülkemiz için, ekonomimiz için, Allah korusun kontrol edilemeyen sorunlara yol açar, bu sorunların altında sadece iş dünyasının temsilcileri değil bugün inisiyatif almaktan imtina eden bankalar da ezilir.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından geçtiğimiz günlerde açıklanan dönem sonu verilerine baktığımızda, bankacılık sektörünün net dönem kârının ilk 5 ayda yıllık bazda yüzde 29 arttığını fakat bunun piyasaya yansımadığını rahatlıkla görüyoruz.

Sektörün son 5 yılına bakınca gördüğümüz büyüme ve kâr oranları ise yüksek faiz ortamının katkılarıyla bankaların aldıklarını geri vermediğini açıkça ortaya koyuyor. Artık bankaların bu hızla büyürken en çok kullandıkları kesimin, yani iş dünyasının yanında yer alma zamanları gelmiştir, hatta geçmektedir.

Başta da vurguladığım üzre uygulanmakta olan ekonomik programda en ağır yük büyüğünden küçüğüne iş dünyasının bütün aktörleri üzerine yıkılmıştır. Tabiri caizse artık dayanacak gücümüz de kalmamıştır. Bir kez daha yinelemek istiyorum: İş dünyası gösterebileceği sabrın fazlasını da göstermiş yapması gereken fedakarlıktan fazlasını da yapmıştır. Sözün bittiği, tüm alternatif tedbirlerin kullanıldığı noktada ilgili kurumlardan acil olarak çözüm beklendiğini bir kez daha vurguluyor, kamu bankaları başta olmak üzere tüm bankaları göreve davet ediyor, kamuoyunun bilgisine saygılarımla arz ediyorum.

02.07.2026 / 10:34:14
TAYFUN KARATAŞ
Fatsa Ticaret ve Sanayi Odası
Yönetim Kurulu Başkanı