VanCat: Bir Markanın 'Dünyanın En İyisi' Olmaya Uzanan Yolculuğu

Bölgemiz bentonit maden rezervi açısından Türkiye’nin en zengin rezervine sahip. Bu alanda faaliyet gösteren bölgemizin en önemli firmalarından biri olan Bentaş Bentonit de 2007 yılından bu yana az evvel bahsettiğimiz rezervin çok büyük bir kısmını ve bentonit pazarının neredeyse %80’ine kontrol eden, bu anlamda sektörün en önemli aktörü konumunda bulunan Odamız üyesi firmalardan biri. Her yıl istihdam, ilçe ekonomisine katkı gibi konularda plaketlerle teşekkürlerimizi sunmaya gayret ettiğimiz ve her yıl da bu teşekkür listesinde muhakkak yerini alan “yıldız” üyelerimizden.

Firmanın Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Ömür ile birlikte Bentaş’ın sıradışı bir başlangıçtan, bugün yarattığı markalardan birinin kendi grubunda 2019 Yılı için “Dünyanın En iyisi” seçilmesine varan başarı hikayesini konuştuk.

Başlangıçta 3 ortakla yola çıkan firma bugün çoğunluk hisseye sahip Ömür ailesi ve Güzeldal ailesi’nin ortaklığı söz konusu olmak üzere 2 ortak ile yoluna devam ediyor Ömür ailesinin bu sektöre girişi ise bugün Bentaş’ın CEO’su konumunda görevini sürdüren Turgay Ömür ile başlıyor. Daha evvel aynı işi yapan fakat bazı zorluklar yaşayan firmaya o dönemde mali danışmanlık hizmeti veren Turgay Bey, ilgili firmaya yatırımcı bir ortak ararken doğal olarak işin tüm detaylarını, üretim safhasını tanıyıp öğreniyor, rezervin durumu gibi konulara da hakim olmaya başladıktan bir müddet sonra, bu işe kendisi atılmaya karar veriyor ve Bentaş’ı bugün vardığı noktaya taşıyan hikaye böyle başlıyor diyebiliriz. Bu başlangıç hikayesini bugün kendisinin oğlundan dinliyor olmak da tesadüf değil zira röportajı gerçekleştirdiğimiz Fatih Bey de 2012 yılında firmaya katılımının sonrasında deyim yerindeyse sahanın içinden başlamış ve firmanın neredeyse hemen her kademesinde çalışıp aktif rol üstlenmiş. Kendisi için özellikle 2013 sonrasında firmanın stratejisindeki önemli değişimin ve firmayı dünya çapında başarıya götüren markaların mimarı demek abartı olmaz. Özellikle firmanın gözbebeği VanCat markası için o dönemde logosundan ambalaj tasarımı gibi ince detaylarına varana dek neredeyse tüm mesaisini vakfetmiş Fatih Bey. Bugün de Yönetim Kurulu Üyesi olarak görevini sürdürüyor. Biz de kendisine markalaşma öncesi ve sonrası Bentaş’ın serüvenini, vardığı noktayı ve gelecek planlarını sorduk.

Fatih Bey; markalaşma yoluna gitmeden önceki Bentaş’ın çalışma tarzından bahsederek başlayalım mı?
Elbette; o dönemde Bentaş’ın tüm faaliyet alanını fason dolum dediğimiz işlem oluşturuyordu. Bunu, kısaca yurtdışında markalaşmış firmalara hizmet sağlamak olarak düşünebiliriz. Bu şekilde de yeterince yüksek bir iş hacmimiz vardı. Zaten bu durum firmamızın hızlı büyümesinde en önemli katkıyı sağladı. Fakat elinizde bu güç varken piyasada birçok isim yapmış markaya sorunsuz ve arzu ettikleri çeşitlilikte dolum yapabilir durumda olduğumuz halde bu alanda yerli bir marka çıkarmamış oluşumuzu bir handikap olarak gördük ve bu yönde çalışmalarımızı hızlandırdık çok kısa bir süre sonra da zaten VanCat markası ile piyasada yerimizi aldık. Arkasından özellikle Uzakdoğu pazarındaki yüzümüz olan Cat’s White ve kedi kumu işinden sonra mama sektörüne de geçiş yapınca VanDog geldi.


Bir defa bu yola girmek bir anlamda güvenli alandan çıkmak gibi de olmuyor mu?
Aslında hayır. Tamamen yabancısı değildik meselenin. Bahsettiğim gibi uluslararası ve bu alanda önemli konumda bulunan birçok firma ile çalışırken zaten pazarın işleyişi ile ilgili hemen her detayı da öğrenmiş oluyorsunuz. Benim katılımım sonrasında yurtdışı fuarlarla hemen markamızı yaymaya başladık. Bazen de bir adım bir sonrakine yol açıyor aslında. Mesela daha ilk fuarlarımızdan birinde bir e-ticaret sitesinden belirli bir komisyon karşılığında ürünümüzü sitelerinde satmaları yönünde teklif aldık. Teklif ilgimizi çekti ama hızlıca düşününce bunu komisyon karşılığında başka bir platform üzerinden yapmak yerine kendimiz yapalım dedik ve e-ticaret sitemizi açtık.



Burada bir ara başlık yapalım o zaman. E-Ticaret önemli bir konu ve bu konuda İlçenin belki en tecrübeli, iş hacmi en yüksek firması sayılırsınız. Bu noktadaki tecrübeleriniz diğer üyelerimiz açısından da örnek teşkil edebilir. İşin biraz e-ticaret tarafını da dinleyelim sizden.

Aslında artık değiliz. Strateji değişikliğine gittiğimiz konulardan biri de e-ticaret konusu oldu. Aynı markayı üreticisi olarak hem distribütörlere sunmak hem de e-ticaret sitesi üzerinden satışını gerçekleştirmek bugünden geriye dönüp bakınca doğru bir yaklaşım değildi. Her ne kadar çok başarılı bir süreç geçirmiş olsak da bu anlamda önceliği distribütörlerimize bırakmaya karar verdik.


Ama öncesindeki süreç anlattığınız gibi çok başarılıydı. Hem kendi e-ticaret siteniz üzerinden hem de e-ticaret dünyasının önemli pazaryerleri aracılığı ile yoğun bir satış grafiği yakaladınız o dönemde.
Evet. Beklemediğimiz kadar iyi bir satış grafiği yakaladık diyebilirim. Çünkü o dönemin de döneme has dezavantajları vardı. Pet sektörü kesinlikle bugün olduğu seviyede değildi Türkiye’de ve bu anlamda çok zayıf bir pazar mevcuttu. Bu koşullara rağmen biz o dönemde ayda 2 tırı aşan miktarda bir satış grafiği yakaladık ki bu miktar bugünün daha yoğun olan pet sektöründe bile iyi bir miktar.


Bu bir yoğunluk da yarattı muhtemelen. Sitenin idaresinde, siparişlerin lojistik tarafında vs. E-Ticaret üzerinden iş yapıyor olmaya ekstra maliyetler eklenmiş oldu mu bu yoğun satış döneminde.
Aslına bakarsanız çok da büyük ilave maliyetlerle karşılaşmadık. Ben de dahil olmak üzere 3 kişi, zaman zaman da 4 kişi olarak tüm operasyonu sürdürülebilir seviyede tutmayı başardık.


Peki bir e-ticaret stratejisi olarak hangisi üzerinde ilerlemek daha makul oldu o dönemde; Kendi siteniz, kendi operasyonunuz mu büyük dijital pazarlar üzerinden satış mı?
Bizim için kendi sitemiz her zaman daha makul bir yol oldu. Büyük dijital Pazar yerleri ile çalışmak da kuşkusuz muazzam bir kitleye ulaşmanızı sağlıyor ama biz zaten ürünümüzü seven, bizim markamızı tercih eden bir kemik kitleye erişmeyi başarmıştık. Büyük Pazar yerlerinin komisyonları da büyük. Bu anlamda analizi dikkatli yapmak gerekiyor.


En nihayetinde biraz da kendi arzunuzla son derece başarılı bir şekilde devam eden bir e-satış sürecinden vazgeçmiş oldunuz. Bir gün yeniden birinci plana alma ihtimali var mı e-ticareti?
Distribütörlerimizin taleplerine duyarsız kalmamayı seçtik biz bu hususta. Tamamen bırakmadık tabii. Sitemiz halen aktif olarak satış yapıyor ama fiyatlarımız kargo maliyeti vs. de eklenince rekabet eder bir seviyede değil artık. Muhakkak suretle markamızı tercih eden ve markamızı firmamızdan satın almayı tercih eden müşterimize özel olarak bu faaliyetimizi sürdürüyoruz demek doğru olur. Gelecek zaman için de distribütörlerden alacağımız dönüş beklediğimiz seviyenin altına düşerse elbette alternatif tedbir olarak her şeyi düşünebiliriz. Ama yine de e-ticaret tarafındaki yoğunluğun azalmasıyla kazanacağımız zamana ve enerjiye de ihtiyacımız vardı zaten. Markalarımıza daha yoğun bir şekilde kanalize olup daha hızlı, daha profesyonel bir strateji doğrultusunda büyümeleri ile ilgilenme fırsatımız oldu bu sayede. Kampanyalarımıza, reklamlarımıza yeni bir yaklaşımla yoğunlaşmaya başladık. Bu anlamda yatırımımızı arttırıp tüm platformlarda markalarımızı büyütecek her platformun kendi dinamiklerini baz alan yeni stratejiler belirledik. Bunlar da çok yoğun geçen zahmetli süreçler. Hatta bir noktada umutsuzluğa dahi kapıldık. Yeni stratejilerimizden arzuladığımız gibi bir geri dönüş ölçümleyemedik ilk başlarda ama sonra bir anda her şey değişti. Özellikle yurt dışında çabamızın somut geri dönüşlerini almaya başladık bu yıl temmuz ayından itibaren.


Evet. Büyük bir ödül geldi VanCat’e. World Branding Awards’da Brand of the Year ödülü. Evcil hayvan temizliği ve sağlığı kategorisinde, dünyada yılın markası oldu VanCat. Odamız web sitesinden haberini girerken dahi gururlandık, sizin mutluluğunuz daha büyük elbette.
Teşekkürler. Emin olun bizler için çok büyük bir gurur. Yaklaşık 100 bin üyenin oylaması söz konusu bu ödülde. %30’unu hakem kurulu %70’ini müşteriler oluşturuyor bu sayının. Ulaşmaya çalıştığınız kitleden böyle değerli geri dönüşler almak, bu kadar önemli bir ödüle dünyanın önde gelen birçok markasının arasından sıyrılıp layık görülmek bu çabanın bütün yorgunluğa değdiğinin en büyük kanıtı diyebilirim. Planladığınız yolun doğru olduğunu görmek büyük bir mutluluk gerçekten.


Büyük başarılar kazanmanın oluşturduğu bir baskı da oluyordur muhtemelen. Hedeflenen önemli bir noktaya ulaştıktan sonra bir boşluk yaşanır bazen. Şimdi ne olacak sorusunu konuşalım mı biraz da? Bentaş’ın gelecek planlarında neler var? Bundan sonra izlenecek strateji nedir?
Elbette başarı her zaman daha büyük bir sorumluluğu da beraberinde getiriyor. Ama bizler de sorumluluklarımızın farkındayız. VanCat zaten gözbebeğimiz. Markamızı daha da büyütmek, ürün çeşitliliğini arttırmak için yeni formülasyonlar üzerinde çalışıyoruz, bu kapsamda Ar-ge birimimizi daha da genişlettik, yeni bir laboratuvar kurduk. Artık kalitemizi tam anlamıyla denetleyebilen bir yapı oluştu bu sayede. Özellikle VanCat tarafında mesela, daha temiz, daha iyi koku veren, daha iyi topaklanan yeni ürün grupları oluşturmak yönünde çalışmalarımızı bu laboratuvarlarımızda sürdürüyoruz. Bunun dışında Ürgüp, Nevşehir’de de bir maden sahası daha satın aldık. Öncesinde yaptığımız fizibilite çalışmalarına bakarak bu bölgeden de çok güçlü bir beklentimiz var. Ürün çeşitliliğimizin artmasını sağlayacak özellikle buradaki yeni sahamız. Çok çok zengin sonuçlar alıyoruz şu an oradan. Sadece kedi kumu için değil sondaj bentoniti, seramik sektörü için mikronize bentonit noktasında da destek sağlayacak yeni sahamız. Kedi kumunda da bu alandan gelecek hammadde ile çok üst segment ürünler yönünde beklentimiz var. Bunun yanında bildiğiniz gibi mama sektöründe de bulunuyoruz Orada da son 2 ay özellikle çok verimli geçti 400 tonluk bir bölümümüzü bitirdik bu 2 ay içerisinde. Devam da edeceğiz yıl sonuna dek 1000 ton’u yakalamayı hedefliyoruz burada da. Mama tarafına da fazla yoğunlaşamamıştık tanıtım anlamında; bundan sonraki süreçte buraya da daha güçlü eğiliyor olacağız.


Burada da yatırımlarınız sürüyor bu arada.
Doğrudur. İhtiyaçlarımız arttıkça yatırımlarımızı arttırıyoruz. Gelen başarı ile artan sorumluluk tam olarak da bunu gerektiriyor zaten. İlave 6500 paletlik bir alan sağlayacak yeni bir depo inşa ediyoruz arka bölümümüzde şu anda ve 1 ay gibi bir tamamlanma süresi kaldı buranın da o noktada da heyecanlıyız. Yeni gelecek makinelerimiz, oluşacak yeni departmanlarımız var zaten tüm bunların heyecanını yaşıyoruz bir yandan. Ar-Ge güçlendi, Yurtiçi pazarlama departmanımızda elimizi güçlendirdik bu alanlarda takviye elemanlara ihtiyacımız olacak, istihdama da her zaman olduğu gibi katkı sağlamayı sürdüreceğiz. Şu anda nerdeyse doluluk oranına ulaşmış durumda çalışıyoruz. Bir ekibimiz halihazırda Çin’de, fuardalar. Cat’s White ile bu pazarda bulunuyorduk zaten VanCat markamıza da bu pazarda sağlıklı bir şekilde yer açmanın yollarını araştırıyoruz, distribütörleri inceliyoruz. Ankara’daki maden sahamızda da diatomit lisansımızla faaliyetimizi başarılı şekilde sürdürüyoruz.

Bu arada burada da tüm işleyişi yeniliyoruz. Tüm barkod sistemimizi yeniledik. İşleyişteki standartlarımızı yeniden değerlendirmeye aldık. Hammaddenin geliş şeklinden son aşamaya kadar her adım yeniden tasarlandı diyebiliriz. Süreci yazılımımızla yeniden optimize ettik. Arka planda artık bir tür yapay zeka çalışıyor diyebiliriz. Tedarik sürecimizi, hammaddemizi her şeyi yönetiyor, almamız gereken tedbirler, atmamız gereken adımlar konusunda önceden analizlerini gerçekleştirerek gerekli bilgilendirmeyi sağlıyor. Paketleme tarafında da verimli değişiklikler yaptık kalite artırma yolundaki hedefimizde bu taraftan da önemli katkılar alacağız. İstihdam artışımız düzenli devam ediyor zaten 200 rakamının üzerine çıktık ve vurguladığım gibi ihtiyaç doğrultusunda da düzenli alımları sürdüreceğiz. Yükleme rampamızı yeniledik. İhracat tarafındaki tüm trafiği bu noktadan daha rahat yönetiyoruz şimdi. Buradaki kapasitemiz günlük 10 tıra varacak kadar arttı bu da lojistik anlamında elimizi rahatlatan önemli etkenlerden oldu. Depomuzu büyütüyoruz konuştuğumuz gibi. Şu anda maksimum 2700 palet kapasiteli bir depomuz var ve ara raflara varana dek tam dolu kapasite ile çalışıyoruz. Önümüzdeki yıllara bakarak planlama yaptığımızda bunu 2’ye katlamamız muhtemel görünüyor. Sadece dış cephe giydirme şeklinde yeni bir tasarımla 5500’lük ilave kapasite eklenecek zaten ve bu alan şu an çalışılıyor onun yanındaki sundurma alanda da ilave 1000 palet kapasite sağlayacağız. Bu yeni alanda bu kapasite ile artık “nihai ürün” depolayacağız. Bu da en temelde daha yüksek bir stok miktarı ile çalışmamızı sağlamış olacak. Bu sayede başta VanCat olmak üzere tüm ürünlerimizde tedarik süresini en aza indirmiş olacağız. Mevcut operasyonda bu süre de önemli dezavantajlarımızdan biri idi. İyileşmiş olacak. Bu projelerin büyük kısmını da bizzat kendi ellerimle çizdim. Allah utandırmaz inşallah. Önemli katkılar sağlayacak bu süreç çünkü.


Yönetim Kurulu Üyeliği de sahada çalışmanıza pek engel olmadı o zaman. Yine mümkün mertebe birçok işi bizzat halletmeye gayret ediyorsunuz
O anlamda bir değişiklik yok evet. İstekte de bir azalma yok böyle çalışmaktan mutluyum. Şu an dahi biz bu röportaj için sohbet etmeye başlamadan önce bilgisayarımda bir tasarım programı açık ve tüm personelin mail imzalarını tek tek yeniden tasarlıyordum. Bu geçiş döneminde de tabii biraz aileye daha az zaman ayırıp işlere daha fazla yoğunlaşmak durumunda kaldım ama sürecin sonunda normal temposunda sağlıklı bir şekilde her şey ilerleyebiliyor olacak.


Son olarak baştan bu yana Bentaş’ın macerasında çok zorlandığınız anlar oldu mu diye soracağız.
Olmaz mı? Çok! Hangi birini anlatsam. Yaşadığımız birçok zorluk oluyor. Ama günün sonunda her zorluk sizlere bir şeyler de öğretiyor, sizi geliştirip güçlendiriyor. Bu anlamda zorluklara fırsat olarak da bakıyoruz. Bazı zorluklar da bizi gerçekten aşabiliyor. Devletin, resmi kurumların çözüm getirmesi gereken konular oluyor. Fatsa OSB’deki yatırımımızın ilk döneminde mesela sıklıkla altyapı sorunları yaşadık. Bazı zamanlar üretimimize sekte vuracak düzeye ulaştı bu sorunlar bu tür sorunlarda Ticaret ve Sanayi Odamız, özellikle Başkanımız Tayfun Bey hep yanımızda oldu mesela. CEO’muz Turgay Bey de özellikle bizleri bu noktalarda Tayfun Bey’e yönlendirmiştir onun daha yoğun bir ilişkisi var kendisiyle ve bugüne kadar da her önemli adımda desteğini hissettik Tayfun Bey’in gerçekten. Bu görüşme vesilesiyle biz de teşekkürlerimizi sunalım sizler aracılığı ile kendisine ve kuruma bir kez daha.


Bizler çok teşekkür ediyoruz. Bu keyifli sohbet için de ayrıca teşekkür ediyoruz. Değerli zamanınızı ayırıp çok kıymetli bilgiler paylaştınız. Göğsümüzü kabartmaya devam edecek nice başarılar diliyoruz sizlere.
Ben teşekkür ediyorum hem firmam hem kendim adına. Çok keyifli bir sohbet oldu gerçekten. Başarılar diliyorum sizlere de.